Spam Yapma Lütfen!
14 Haz 2021
Oyun

FPS Türünün Tarihi Ve Bilinmeyenleri 

En popüler video oyunu türlerinden biri olan First Person Shooter yani birinci şahıs aksiyon oyunlarının çıkışı 70’li yıllarda gerçekleşti. Gelin birlikte FPS oyununun geçmişine ve bilinmeyenlerine değinelim.

MAZE WAR (1974)

O yıllara göz attığımızda FPS’lerin doğuşuna olanak sağlayan oyunlar arasında Maze War ve Spasim yer alıyor. Bununla birlikte teknolojik yetersizlikten ötürü detaysız grafiklere sahip bu iki oyundan Maze War’da bir labirent içerisinde oyuncular kendi aralarında çarpışıyordu.

SPASIM (1974)

Daha farklı bir yapıda olan Spasim ise 32 oyuncuyu bir araya getiren bir uzay gemisi simülasyonuydu. İki oyun arasından hangisinin daha önce çıktığıysa çıkış tarihlerinin net olarak bilinmemesinden ötürü hala belirsizliğini koruyor.

BATTLEZONE (1980)

İlerleyen yıllarda çıkan Battlezone’da birinci şahış bakış açısıyla bir tankı yönetiyorduk. Battlezone, Maze War ve Spasim’in açtığı yolu biraz daha genişletti. Ancak yine de FPS oyunlarının patlama yapmasına yol açamadı.

MIDI MAZE (1987)

1987’de gelen Midi Maze ise asıl patlamayı yapan oyun oldu. Midi Maze, daha kaliteli grafiklere ve daha rahat oynanışa sahipti. Pacman benzeri karakterleri yönettiğimiz bu yapım belki büyük ses getiremedi. Ama FPS’lerin atası olarak görülen oyunlara ilham kaynağı oldu.

ID SOFTWARE (1991)

1991 Yılına geldiğimizde FPS bayrağını devralan isim olan Id Software çıkageldi. Bu sene içerisinde Id Software Hovertank 3d ve Catacomb 3d adında iki adet Fps oyununa imza attı.

WOLFENSTEIN 3D (1992)

Ekip, 1992 senesinde çıkardığı Wolfenstein 3D ile birlikte büyük başarılar kazandı. O dönemlerde eşine pek rastlanmayan şiddet içeriği, etkileyici çevre ve karakter modellemeleri, hızlı ve akıcı oynanışıyla adeta 3 boyutlu grafiklerle bir shooter oyununun nasıl yapılacağını gösteren Wolfenstein 3d modern shooter oyunlarına kadar uzanan yolda ilk büyük adımı atarak First Person Shooter türünün sektörde kabul görmesini sağlayan ilk oyun oldu.

DOOM (1993)

Wolfenstein 3D sonrasında yerinde saymak istemedi Id Software. Bir yıl sonra Doom ile bir başka FPS klasiğine daha imza attı. Wolfenstein 3D’nin yarattıklarını alıp bambaşka bir seviyeye çıkardı. Türün asıl kimliğine kavuşmasını sağladı Doom. dönemine göre inanılmaz olan ses ve grafik kalitesi, multiplayer oynanışı, mod imkanları ve ilham verici içeriği ile sadece FPS türünü değil, oyun endüstrisini tamamen yeni bir düzeye taşıdı.

Bununla birlikte geliştirici ekip kendi ismini de oyun dünyasına altın harflerle yerleştirdi. Doom’un etkisi o kadar büyüktü ki, Doom’u taklit eden çok fazla oyunun çıkmasıyla oyun dünyasında Doom klonu diye bir tabir ortaya çıktı. Ve 90’lı yıllarda gelen bir sürü FPS oyunu Doom klonu olarak anıldı.

SYSTEM SHOCK (1994)

1994 Senesinde ise daha ağır yapılı oynanışa ve rol yapma ögelerine sahip, oynayıp geçmekten çok üzerine düşündüren hikayesiyle de güzel bir tecrübe yaşatan System Shock geldi. Diğer FPS oyunlarına göre biraz daha derin ve zengin bir içeriğe sahip olan System Shock, FPS türünün koşup ateş etmekten çok daha fazlasını yapabileceğinin sinyallerini vermişti.

System Shock’un ardından 96’da 2 önemli FPS oyunu daha karşımıza çıktı. Bunlardan biri eğlenceli yapısıyla oyuncuların kalbini çalan Duke Nukem 3D iken diğer oyun yine Id Software’nin yapımını üstlendiği Quake isimli oyundu.

QUAKE (1996)

3 Boyutlu bir ortama yerleştirilmiş 2 boyutlu görseller yerine 3 boyutlu modellemeler kullanan Quake, günümüz grafik kartlarında kullanılan teknolojinin atası sayılan 3d Effects grafik hızlandırıcılarının kullanıldığı ilk oyun olmuş ve grafik olarak oyunlarda yeni bir dönemin başlangıcını oluşturmuştu.

Quake aynı zamanda kendisinden sonra bir standart haline gelen meşhur multiplayer modunu yaratmış. Bununla birlikte sunduğu seçeneklerle online multiplayer oynanışın popülerleşmesini sağlayarak online FPS oyunlarının izleyeceği yolu belirlemişti. Quake tüm bunların dışında, elektronik spor müsabakalarını şekillendiren ilk oyunlardan da biriydi.

GOLDEN EYE 007 (1997)

İlerleyen yıllarda konsol cephesi de FPS’lerden faydalanmaya başladı. Konsol cephesinin öncüsü olarak gösterebileceğimiz oyunsa Nintendo 64 için 97’de çıkan Golden Eye 007 idi. Klavye ve fare olmadan konsolda FPS olmaz iddiasını çürütmüştür Golden Eye. Çoğu FPS’nin aksine birilerini öldürmek ve bir yerleri patlatmak dışında işlerle de uğraştığımız görevleri ile dikkat çeken hikaye modu ve aynı koltukla 4 kişi birlikte oynayabildiğiniz başarılı multiplayer modlarıyla da bir ilki başarmıştı

HALF LIFE (1998)

Wolfenstein 3d’nin çıkışıyla hızlı bir yükselişe geçen FPS’ler 98 yılına geldiğimizde devrime uğradı. Valve’nin piyasaya sürdüğü Half Life bilindik FPS kalıbının dışına çıkarak oyunculara büyük bir sürpriz yaşattı. Bununla birlikte o dönemlerde çıkan FPS’ler hikayeyi önemsemeyen, sırtını hızlı aksiyona dayayan oyunlardı.

Half Life ise güçlü bir hikaye barındırıyordu. Bununla birlikte bu hikayeyi hiçbir ara sahne olmadan kesintisiz bir şekilde sunuyordu. Ayrıca anlatım tekniği, grafik motoru ve tasarım konusunda FPS türüne sınıf atlattı. Half Life, kısa sürede gelmiş geçmiş en iyi FPS oyunlarından biri olarak kabul gördü.

COUNTER STRIKE (1998)

Half Life aracılığı ile yapılan Counter Strike modu da ilerleyen yıllarda bir oyun haline geldi. Bireysel yeteneğin ve takım oyununun uyum içinde harmanlandığı profesyonelleşmeye açık yapısıyla rekabetçi online FPS’lerin ve e-spor sektörünün öncülerinden biri oldu.

DEUS EX (2000)

Deus Ex ise FPS türünü macera, gizlilik ve rol yapma mekaniklerini birleştirdi. Bizlere bambaşka bir tecrübe yaşattı. Ayrıca oyuncuya sunduğu seçim özgürlükleriyle dikkat çekti. Deus Ex, tekrar oynanabilirlik açısından oldukça zengin bir oyundu.

HALO: COMBAT EVOLVED (2001)

Golden Eye 007 ile varlığını hissettiren konsol FPS’leri de Halo gibi oyunlarla ilerleyişine devam etti. 2001 Yılında piyasaya sürülen bu oyun; sunduğu sinematik tecrübe, gelişmiş yapay zeka, güçlü hikaye ve multiplayer özellikleriyle adeta Doom’un FPS oyunları için PC’de yarattığı etkiyi konsolda gerçekleştiren yapım oldu.

ASKERİ FPS OYUNLARI (2000+)

İlerleyen yıllarda FPS’ler farklı farklı temalarda boy göstermeye devam etti. Medal of Honor, Call Of Duty ve Battlefield gibi yapımlarla tarihi savaşlara tanık olduğumuz askeri FPS oyunları geldi. Gerçek savaşlardan yola çıkarak hazırlanan bu oyunlar büyük ilgi gördü. Bununla birlikte FPS arenasına yeni bir soluk getirdi.

MEDAL OF HONOR (2002)

Askeri FPS oyunlarına geçişte Steven Spielberg’in 2. Dünya Savaşı konulu Er Ryanı kurtarmak filminin etkisi büyüktü. Hatta Medal Of Honor’un yaratıcısı da bizzat Steven Spielberg’in kendisiydi. Spielberg, Er Ryan’ı Kurtarmak gibi, ikinci dünya savaşında geçecek, sinematik anlatıma sahip oyun yapmak istiyordu. O dönem sahip olduğu Dream Works Interactive’ye bu projesinin anlattığında olumsuz tepkiler aldı.

Şirkette çalışan oyun geliştiricileri bu tarz bir ikinci dünya savaşı oyununun ilgi çekmeyeceğini düşünüyordu. Onun yerine lazer tabancalı modern oyunlara yönelmelerinin daha doğru olacağını söyledi. Ama Spielberg vazgeçmedi. Ve sonunda ekibi ikna ederek Medal Of Honor’un gerçekleşmesini sağladı. Bununla birlikte ilk oyunda ve Allied Assault’da görev alan Spielberg, FPS türüne Holywood standartlarında sinematik anlatımı ve gerçekçi tarihi savaşları katan ilk isim oldu

HALF LIFE 2 (2004)

FPS türünde iz bırakan oyunlardan bahsedeceksek, 2004 yılında çıkmış Half Life 2’yi görmezden gelmek olmaz. Neredeyse her yönüyle ilk Half Life’nin üzerine koymuştur. Half Life 2, yapay zeka, ses, grafikler, hikaye anlatımı gibi özellikleriyle ders olarak gösterilecek nitelikte.

Bununla birlikte sonradan iki bölümü daha çıktı. Half Life 2, bizlere akıllarımıza kazınan ve yarıda kalan bir hikaye anlatarak, milyonlarca oyuncunun 3. Oyunu beklerken çürümesine sebep oldu.

CALL OF DUTY 4: MODERN WARFARE (2007)

FPS türündeki bir diğer devrim ise 2007 yılında gerçekleşti. Zamanında Spielberg’in Medal Of Honor oyunlarıyla temellerini attığı sinematik tecrübenin çok daha olgun bir versiyonunu gördük. Call Of Duty 4 Modern Warfare,FPS oyunlarına sinematik tecrübe konusunda adeta sınıf atlattı.

Sinematik aksiyon sekanslarıyla ilerleyen yıllarda gelecek oyunları önemli açıdan etkilemişti. Daha sonra diğer Cod oyunları başta olmak üzere neredeyse tüm FPS’ler Cod 4’ün yöntemini izledi.

FAR CRY 3 (2012)

2012 Yapımı Far Cry 3 de FPS’ler için örnek niteliğinde yapımlardan biri olmuştu. Sinematik bir yapıya sahip olan Far Cry 3’ün en önemli tarafı bu yapıyı serbestlikle harmanlamasıydı. Oyuncuya ister gizli, ister çatışmaya gidebileceği bir dünya veren Far Cry 3; oynanış, hikaye ve yan içerikler gibi diğer unsurlarıyla da oldukça başarılıydı.

GÜNÜMÜZ

Günümüze geldiğimizde ise FPS’lerin popülerliği hala ilk günkü gibi devam ediyor. Yeniden güçlü bir şekilde günümüze uyarlanan Doom (Doom – 2016)  ve Wolfenstein (Wolfenstein The New Order- 2014) ile çıktığı günden bu yana kendi kitlesi arasında bayatlamak nedir bilmeyen Counter Strike (Counter Strike Global Offensive – 2012) eski isimlerin hala iş yaptığına dair birer örnek niteliğinde. Yeni oyunlarıyla kendini taze tutmaya çalışan Call Of Duty ve Battlefield ise zaman zaman gelen eleştirilere rağmen, hala online FPS seven oyuncular için popülerliğini korumaya devam ediyor.

İşin online kısmını bir kenara bırakırsak, günümüzde hikaye modunu güçlü tutmaya çalışan FPS’lere de hala rastlayabiliyoruz. Dönemin oyunları genellikle durmak bilmeyen aksiyonları ve sinematiği arka plana atıp daha çok oyunculara serbestlik sunmayı tercih ediyor. Modern Warfare’nin sinematik oynanışının biraz bayatlamasından ötürü değişikliğe giden yapımcılar, şimdilik bu yöntemi benimsemiş durumda. Bunlar haricinde ilerleyen yıllarda System Shock, Bioshock ve Prey gibi oyunlar çıktı. Bu atmosfere ağırlık veren oyunlarla da ilerleyen zamanlarda karşılaşmaya devam edecekmişiz gibi görünmekte.

First Person Shooter türünün tarihine ve bilinmeyenlerine kısaca değindiğimiz bu yazımızın sonuna geldik. FPS türünde bir sonraki büyük adım ne zaman ve ne şekil atılacak? FPS türünün ömrü bir gün tükenecek mi? Hep beraber göreceğiz.

Ayrıca önceki yazımıza buradan ulaşabilirsiniz. Bununla birlikte Instagram hesabımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Related posts

Bir cevap yazın

Required fields are marked *