Spam Yapma Lütfen!
13 Haz 2021
Dizi

Yeni HBO Dizisi ile Tanışın: The Nevers 

Merhaba, sevgili Geekyüzbir takipçileri! Bugün enfes bir dizi incelemesi ile karşınızdayız: The Nevers. Evlere kapandığımız şu günlerde hepimizin canı sıkılıyor ve izleyecek bir şeyler arıyoruz. Neyse ki dijital platformlar bizi yalnız bırakmıyorlar ve bu pandemi döneminde bile oldukça dikkat çekici yapımlara imza atıyorlar.

Bunlardan biri de HBO MAX’te yayınlanmaya başlayan The Nevers. Bu hafta Beinconnect Türkiye platformundan da izleyebileceğiniz dizi oldukça ilginç bir yapım.

Dizinin yaratıcı yapımcılığını son zamanlarda oldukça ciddi iddialarla ve kötü filmlerle (Justice League) gündeme gelen Josh Whedon üstleniyor ve dizinin ilk iki bölümünü yönetiyor. Dizinin başrollerini Laura Donnelly ve Ann Skelly paylaşıyor.

Peki The Nevers Ne Anlatıyor?

Dizinin türünden bahsetmek gerekirse eski zaman uyarlaması bir bilim-kurgu diyebiliriz. Son yıllarda televizyon ve sinema dünyasındaki etkisini arttırarak gösteren “süper kahraman furyası”na farklı bir bakış atmayı amaçlıyor The Nevers.

Şu ana dek birçok süper kahraman yapımı gördük. Bu yapımlar genelde yakın dönem dünyasını veya gelecek zamanı konu alıyordu. İşte The Nevers burada duruyor ve “Neden geçmişe de gitmeyelim?” diyor. Ve bizi 19. yüzyıl İngiltere’sine götürüyor. Her ne kadar son zamanlarda çıkan dönem dizilerinin çoğunun 19. yüzyıl İngiltere’sinde geçmesi artık bıkkınlık veren bir hal alsa da dizi kendisini izletiyor.

Bilinmeyen uçan bir gemi Londra’nın gündelik hayatının üstünde beliriyor. Ve bu gemi motorundan çıkan pembemsi mavimsi renkli tozları Londra sokaklarına bırakıyor. Evet, sanki petrol atığı bırakıyor. Ve bu tozlar insanların içine giriyor. İçine girdikleri insanlara süper güçler kazandırıyorlar. Ve o günden sonra, İngiltere’de işler değişiyor. Süper güçler kazanan insanlara tozun onların içine girmesinden ötürü “Dokunulanlar” deniliyor.

Bu Dokunulanlar “farklı” oldukları için şiddet görmeye, cin ve şeytan muamelesine maruz kalmaya başlıyorlar. Kimisi öldürülüyor, kimisi polise veriliyor ve kimisi de şiddete maruz kalıyor. Şu ana kadar belirli klişeleri barındırdığını fark etmişsinizdir. Ama diz, bu konuları birbirine başarıyla harmanlıyor.

Zeki ama saf bilim dehası Penance Adair ve ona nazaran daha güç ve kurnazlık ile işlerini yürüten gözü kara Amalia True, işte bir yetimhane yönetiyorlar. Ve yönettikleri bu yetimhanede “dokunulan” kızları ve kadınları koruyorlar. Kendilerine birçok eleştiri, kaba kuvvet ve saldırı gelse de yegane amaçları; daha fazla “dokunulan” kadına ulaşmak. Onları koruma altına almak ve topluma kabul ettirmek. Dizi temel anlamda bu hikaye üzerinden ilerliyor.

Karakterler

Ana karakterler Penance Adair (Ann Skelly) ve Amalia True (Laure Donnelly) oldukça samimi karakterler olmuşlar. Kimi zaman gözü kara ve dramatikler kimi zaman da komedi tufanılar. Tatlı ve samimi bir hissiyat oluşturuyorlar izleyiciler de. Ayrıca Penance’ın süper gücü muazzam zekası. Birbirinden farklı icatlar yaparak kötülere karşı savaşta o icatları kullanıyor. Amalia ise azcık da olsa geçmişi görebiliyor.

Konusu ve ana karakterleri ile kendisine bağlayan dizinin mekan ve kıyafet tasarımları da dönemine uygun. Ancak döneme yedirilmeye çalışılan birçok teknolojik alet bulunuyor ve “Bunlar o dönemde nasıl yapılmış?” diye düşünüyorsun. Ama dizi çizgi romanımsı bir hava yakalamayı başardığı için sorun etmiyorsunuz. Görüntü yönetmenliği başarılı. Müzikleri ve renkleri de döneme uygun. Josh Whedon yönetmen koltuğuna iyi iş çıkarıyor.

Dizinin şu ana kadar 4 bölümü yayınlandı. Tahminimizce 8 bölüm olacak. Şu ana kadar sürükleyici ve umarız bu çizgisini bozmaz. Hem keyifli vakit geçirebileceğini hem de hoş bir Londra turuna çıkacağınız diziye bir bakmanızı öneriyoruz.

Evet, sevgili Geekyüzbir takipçileri, bir yazımızın daha sonuna geldik. Bizi hem Instagram’da hem de YouTube’a takip etmeyi unutmayın. Bir önceki yazımıza buradan ulaşabilirsiniz Mutlu hafta sonları!

Related posts

Bir cevap yazın

Required fields are marked *