Spam Yapma Lütfen!
27 Kas 2020
Çizgi Roman

En iyi 10 Batman Çizgi Romanı: Batmanseverler Toplanın! 

Merhaba sevgili Geek 101 ailesi! Bugünkü yazımda DC evreninin biricik dedektifi, kara şövalyemiz en iyi 10 Batman çizgi romanını sıralayacağım. Bu sıralamaları yaparken, hikâyenin yapısını, ilerleyişini, karakterin/karakterlerin işlenişini ve daha birçok faktörü göz önünde bulunduracağım

DC tarihinin en iyi çizgi romanları çoğunlukla Batman karakterinden gelmektedir. Bu yüzden bu listeyi hazırlarken sadece bu 10 tane çizgi roman değil; geri kalan çoğu Batman çizgi romanı bana soracak olursanız oldukça güzel. Eğer bir DC, özellikle de Batman hayranıysanız bu listedeki çizgi romanları şiddetle okumanızı tavsiye ederim.

10)Whatever Happened to The Caped Crusader ? :

Bu hikâye bildiğimiz Batman hikayelerine pek benzemiyor. Batman’in kendisinin “olmadığı” ama onu Batman yapan etmenlerden biri olan müttefiklerinin ve düşmanlarının onun için toplandığını ve Batman’i onların gözünden anlamaya çalıştığımız, duygusal bir hikâye düşünün. Final Crisis olayından sonra meydana gelen bu hikâye Batman’i biraz daha tanımamızı sağlıyor. 

Çizgi roman genel olarak ucu açık, yorumlanmaya da oldukça müsaittir. Okurken bazı sekanslar insanı duygulandırmıyor değil. Çizgi roman okuyucuyu bazı noktalarda hayli hayli düşündürüyor ve bunun bu şekilde okuyucuya aktarılması güzel bir yöntem.

9)Batman: Death in the Family:

Batman adına hatta DC evreni adına oldukça önemli bir hikayedir. Bu hikâye Batman için büyük bir dönüm noktasıdır. Joker’in Batman’in sınırlarını ve psikolojisini ne kadar zorladığını gösteren, Jason Todd ile Batman arasındaki ilişkiye değinen ve Batman’in aile travması ve trajedisinin üstüne birinin daha eklendiği bir hikayedir. Bu yüzden bu hikâyenin Batman’in karakter gelişimi açısından olukça büyük bir önemi vardır.

Batman’in kendisi dışında, ikinci Robin Jason Todd’u tanımak için de oldukça güzel bir hikâye. Jason, ilk Robin Dick Grayson’ın aksine daha atılgan, daha uyumsuz ve daha umursamaz biridir. Bu yüzden Batman ile de sık sık tartışır. Fakat şu da bir gerçek ki, Jason oldukça yetenekli bir robin. Kanı oldukça kaynıyor ve onu çok seven Batman onu korumak, eğitmek ve yeteneklerini daha kontrol edilebilir bir şekilde kullanmasını istiyor. Fakat Joker Batman’in planlarını, psikolojisini ve hayatını altüst bu hikâyede trajik bir şekilde altüst ediyor. Kesinlikle sadece Batman değil tüm DC hayranlarının okuması gereken bir çizgi romandır.

8)Batman: No Man’s Land:

Batman’in hikayelerinin her zaman kendisi, sorunları ve düşmanları etrafında dönmediğini gösteren oldukça sağlam bir hikayedir. Bu çizgi roman Batman’in yanı sıra daha çok Gotham’a odaklanmaktadır. Gotham’da gerçekleşen çok büyük bir deprem bölgeyi ve oradaki insanları oldukça olumsuz etkilemiştir. Hatta Amerikan Hükümeti orayı yasak bölge ilan etmiştir.

Tam bir kıyamet sonrası distopyaya dönüşen Gotham, Batman’e, orada kalan diğer kahramanlarımıza ve krizi fırsata çevirmeye çalışan kötü adamlara da zor anlar yaşatmıştır. Distopik atmosferin karakterler üzerindeki etkisi hikâyede başarıyla aktarılmıştır. Yan karakterlerin öneminin hikâyede büyük olması da onları anlamamız adına güzel bir özellik.

7)Batman: The Knightfall:

Batman’in ciddi anlamda “kırıldığı” bir hikayedir. Genel olarak Batman’i fiziksel ve psikolojik yaralar alırken de biliriz. Fakat onları şu anlık unutun. Knightfall serisinde, Bane’den aldığı fiziksel ve psikolojik darbe onun hem Batman Hem Bruce Wayne hayatını derinden sarsıyor. Bane’in psikolojisi, gücü ve öfkesi onu asla hafife almamamız gerektiğini apaçık bir şekilde gösteriyor. Kara Şövalyemizin bu düşüşü tabii ki de bir son değil fakat onu bu halde görmek hem kendisi hem dostları hem de biz okuyucular için oldukça sarsıcı.

Etkileyici olan şeylerden birisi de Batman’in en zor anında bile, ne kadar her yönden çökmüş olursa olsun asla pes etmemesidir. Batman’in psikolojisini ciddi anlamda yakından göreceğimiz çizgi roman sayısı azdır ve Knightfall bunlardan birisidir. Bu psikolojiyi ana karakterle beraber okuyucuya dolu dolu yaşatıyor ve bu da hikâyeyi oldukça başarılı yapan faktörlerden birisi oluyor.

6)Batman: The Court of Owls:

Son 10 yıl içerisindeki en iyi çizgi romanlardan biri olduğunu düşünüyorum. Gotham’da tekerlemelerde, masallarda bahsi geçen Baykuşlar Divanı, aslında Gotham’ın en eski hatta kuruluş zamanlarından beri varlığını sürdürmektedir. Şehri duvarların, gölgelerin arkasından izleyen ve yöneten bu gizemli topluluğun üyelerinin çoğu yüksek mevkilerde çalışan devlet adamlarından oluşurken çoğu da tıpkı topluluk gibi gizemini korumaktadır. Divan, şehrin her yerini iyi bilmekle kalmayıp, Gotham’daki önemli vatandaşların kim olduklarını nerede yaşadıklarını da oldukça iyi bilmektedirler. Hatta yeri gelince suikast düzenlerler ve arkalarında hiçbir iz bırakmazlar. Suikastları ve pis işleri Divan’a hizmet eden Talon gerçekleştirir.

Yaşanan gizemli cinayetler Batman’in ilgisini oldukça çeker ve bir süreden sonra onun aklını bile yitirmesine yol açacak Baykuşlar Divanı ile karşı karşıya gelir. Batman’in dedektiflik yeteneklerini zorlayan bu divan, Batman’e hem fiziksel hem de psikolojik acı veren Baykuşlar Divanı, hikâyeye ve Batman’in kendisine oldukça ilginç katkılar sağlar. Bol gerilimli akışı ile oldukça güzel bir dedektiflik hikayesidir.

5)Batman: The Long Halloween:

Batman’i Batman yapan en iyi özelliklerden biri kesinlikle dedektifliğidir ve bu hikâyede bunu hayli hayli görüyoruz. Bu hikâye bize, Batman’in yaşanan gizemli olayları mükemmel bir şekilde çözmesini aynı zamanda dedektifliğini yakından tanımamızı, Batman’in hikâyede görünen karakterlerle olan iletişimi ve ilişkisini, Harvey Dent’i Two-Face olmadan önce kim ve nasıl biri olduğunu, Two-face’in orijin hikayesini, Falcone ailesini ve daha birçok olayı sağlıyor.

Hikâyeyi dedektiflik hikayesine çeviren unsurlardan biri aslında bir katilin Falcone ailesini ve onunla alakalı olan kişileri teker teker, özel günlerde öldürmesidir. Bu katilin kim olduğunu bulmak ve olayları takip etmek ise tahmin edeceğiniz üzere Batman’e ve aynı zamanda Jim Gordon’a düşmektedir. Hikâye, aksiyondan ziyade genel olarak diyaloglar üzerine kurulu ve aynı zamanda karanlık ve gergin bir atmosferi vardır. Okuyucuyu, okurken oldukça düşündürüyor.

4)Batman: The Hush:

Batman’in hem aksiyondan aksiyona atladığı hem de kafasını çalıştırıp dedektiflik yaptığı kısacası Batman’in ciddi anlamda Batman olduğu bir hikayedir. Bu hikâyede Batman’in daha doğrusu Bruce Wayne’in ciddi anlamda kendisine vakit ayırması veya sakince dinlenmesi mümkün değildi. Çünkü hikâyede Batman birçok kötü adamla karşı karşıya geliyor. Hatta yeri gelince kendi müttefikleriyle bile karşı karşıya geliyordu. Hikâye, bir nevi satrancı andırıyor. Kötü adamlar organize olup bir plana sadık kalıyorlar ve teker teker Batman’i indirmeye çalışıyorlar.  

Asıl sorun şu: Bu kötü adamlar kimin veya neyin bir parçası? İşte tam bu noktada geçmişten gelen “hayaletlerin” bizi asla bırakmayacağı Hush denilen kötü adamla iyice anlaşılıyor. Hush, Batman’in zekasını ve duygularını o kadar zorlamıştır ki Batman’in yeri geldiğinde dedektiflik konusunda tıkanmasına bile sebep olmuştur. Bu hikâyede oldukça fazla müttefik ve kötü adam vardır. Ve bu karakterlerin her birinin hikâyede, başta Hush olmak üzere, önemli bir yeri vardır. Batman’i gerçekten tanımak istiyorsanız bu çizgi romanı kesinlikle okumalısınız. Kendisinin karakter gelişimi, içsel buhranları ve sorunları hikâyeye o kadar uyum sağlamış ki kendinizi her an onun yerine bile koyabilirsiniz.

3)Batman: Year one:

Kısacası bu hikâye yarasamızın doğuşunu, orijinini ve ilk yıllarını anlatmaktadır. Yani oldukça değerli bir çizgi romandır. Onu yıllar boyunca çeşitli maceralar sürükleyecek, psikolojisini, zekasını kısacası her şeyin sınanacağı bir yolculuğa çıktığı başlangıç noktasıdır. Burada karşımıza daha genç ve çaylak bir Batman çıkmaktadır. Kendisi Batman olarak ilk yılları olduğu için suçluları yargılama yöntemi şimdikine göre biraz daha ilginçti. Kendisi o zamanlar tam olarak bir kahraman sayılmıyordu hatta tersine kanunsuz biri olarak sayılıyordu ve bu yüzden Gotham Polis Departmanı tarafından pek hoş karşılanmıyordu ve aranıyordu.

Gotham Polis Departmanı demişken, Jim Gordon’u da ilk kez komiser olarak görüyoruz. Yani kendisini de Batman gibi acemi ama bir o kadar kariyer aşkıyla dolup taşan biri olarak görüyoruz. Batman’e yeni okumaya başlayacak okurlar için biçilmiş bir kaftan niteliğindedir. Okumayanlara şiddetle okumalarını öneriyorum!

2)Batman: The Killing Joke:

Bu kısım…

Çizgi roman tarihini en iyilerinden biriyle listemize devam ediyoruz. Adından da anlayacağımız gibi başrolde Batman’i belki de en çok zorlayan karakter Joker var. Joker’in deliliği ve “şaka”ları bu sefer sadece Batman’e değil onun yakın çevresine de oldukça zarar veriyor. Barbara Gordon’ın, nam-ı diğer Batgirl, hayatının sonsuza dek değiştiği, Jim Gordon’ın hayatı boyunca unutamayacak korkunç travma yaşamasına sebep olacak ve Batman’in psikolojisini ve kurallarını oldukça zorlayan bir hikayedir. Joker’in nasıl bu hale geldiğini öğrendiğimiz hikayedir.

Kimliği belli değil ama bilinen bir şey varsa da o da Joker’in zamanında tıpkı herkes gibi insan olmasıydı… Bana soracak olursanız bir şah eser. Çizgi Roman’daki bazı ince şakalar, metaforlar, Joker’in orijin hikayesi, bazı sahneler bu hikâyeyi çizgi roman kavramından da apayrı bir noktaya götürmektedir. Bana soracak olursanız bırakın DC hayranı veya Batman hayranı okumayı seven herkes bunu mutlaka okumalı.

1)Batman: The Dark Knight Returns:

Listemizin birinci sırasında da çizgi roman tarihinin belki de en iyi çizgi romanlarından biri yer almaktadır. Bu hikayede Batman’i ve dünyayı bambaşka bir şekilde görmekteyiz. Bir distopya haline gelmiş dünya ve hatırladığımız Batman’den pek eser kalmayan bir Batman. Batman’in aslında içinde yatan hastalıklı kişiliğini sağlam bir şekilde görüyoruz ve çizgi romandaki diyaloglar…

Gerçekten okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Aksiyon çizgi roman içerisinde var ama sadece aksiyon için okuyacak olunursa sıkabilir. İçindeki diyaloglar, konuşmalar direkt olarak çizgi romanın kalitesini ortaya koymaktadır. Distopik atmosferinden dolayı oldukça karanlık bir havası vardır eserin. Tek söyleyebileceğim Batman’in düşündüğünüz gibi biri olmaması ve zaman içinde dünyanın değişmesiyle içindeki hastalıklı ruhun iyice ortaya çıkmasıdır. Batman dışında, bazı karakterleri de oldukça ilginç bir şekilde görmekteyiz. Kısacası kesinlikle okumanız gereken bir çizgi roman

Listem burada sona eriyor sevgili Geek 101 ailesi. Umarım listemi beğenmişsinizdir. Dediğim gibi oldukça fazla ve güzel Batman çizgi romanları var ve aralarından en iyilerini seçerken zorlandım. Şimdiden iyi okumalar diliyorum!

Önceki yazımıza buradan ulaşabilirsiniz. Ayrıca Robert Pattinson’ın başrolde yer aldığı The Batman filminin fragmanına da buradan ulaşabilirsiniz.

Related posts

Bir cevap yazın

Required fields are marked *