Spam Yapma Lütfen!
13 Nis 2021
Çizgi Roman

En Güçlü 10 Wonder Woman Düşmanı 

Merhaba sevgili Geek 101 ailesi! Bugünkü yazımda sizlere Wonder Woman’ı zorlayan 10 düşmandan bahsedeceğim. Hepsinin Wonder Woman üzerinde farklı farklı etkilere sahip olduğunu ve kiminin de Yunan Mitolojisinden aşina olduğumuz isimler olduğunu hatırlatmakta fayda var.

İşte en güçlü 10 Wonder Woman düşmanı!

10) Doctor Poison:

Savaşlarda kimyasal ve zehirli silahlar üreten Nazi bilim insanı Doctor Poison, zehirli maddeler ve gazlar konusunda oldukça uzman birisidir. Bu konudaki uzmanlığını savaşlarda kullanan Doctor Poison aynı zamanda Wonder Woman’a karşı kurulmuş Villainy adlı ekibin de ana üyelerinden birisidir.

9)Silver Swan:

Çizgi romanlarda görülmüş 3 tane Silver Swan vardır. Bunlar: Helen Alexandros, Valerie Beaudry ve Vanessa Kapatelis’dir. Günümüzde Silver Swan adına sahip olan karakter ise Vanessa’dır. Silver Swan, ona hızlı ve keskin bir şekilde uçmasını sağlayacak kanatlara, sonik ses dalgaları yaratma, süper güç ve dayanıklılığa sahiptir. Helen güçlerini Mars denilen bir tanrıdan elde etmiştir ve bu da onun Silver Swan’a dönüşmesini sağlamıştır. Valerie ise yüksek dozda radyasyona maruz kalmıştır ve bunun sonucunda yine onu Silver Swan yapacak güçleri elde etmiştir.

Vanessa ise bir kaza sonrası bacaklarını tekrar kullanabilmek için aldığı bir tedaviden dolayı bu güçleri elde etmiştir. Her üçü de kendi duygularına, hırslarına ve nihayetinde başka kişilerin manipülasyonlarına yenik düşmüştür.  Bu yüzden Wonder Woman’a karşı koymaktan hiçbir zaman çekinmemişlerdir.

8)Giganta:

Doris Zuel vücudunu devasa bir şekilde büyütme gücüne ve bu güçle süper güç kazanan bir bilim insanıydı. Bilim insanı olduğu zamanlarda bir hastalığa sahipti ve hem bu hastalığı tedavi etme hem de Wonder Woman gibi görünmek için kendine bir tedavi yöntemi uygular. Genetiğini değiştirecek bu radyoaktif tedavi yöntemi onu Giganta yapacak güçlere sahip olmasına sebep olacaktır.

Hırsı ve kıskançlığı yüzünden Wonder Woman’dan nefret etmeye başlamış ve onu her fırsatta yenilgiye uğratmaya çalışmıştır. Bir yanda onu kıskanmakta bir yandan bu hale geldiği için onu suçlamıştır. Ondan daha güçlü olduğunu kanıtlamak ve onu yenmek amacıyla kötülerin üyesi olduğu birçok gruba katılmıştır.

7)Veronica Cale:

Dahi bir bilim insanı ve Empire Entrprises adlı şirketin sahibidir. Kendisi Wonder Woman’ı kıskanmaktadır ve bu kıskançlık sonucu ondan nefret etmektedir. Onun, insanlardan çok farklı olduğunu ve bu dünyaya ait olmadığını düşünen Veronica, Wonder Woman’a kendi çıkarları doğrultusunda birçok kez zor anlar yaşatmıştır.

Wonder Woman’ı her fırsatta halk arasında adını lekelemekten ve onun zayıf noktalarını ona karşı kullanmaktan çekinmemiştir. Kısacası kendisine Wonder Woman’ın “Lex Luthor” u diyebiliriz.

6)Medusa:

Wonder Woman’ın orijin hikayesinde ve yaşadığı ada Themysicra’da birçok mitolojik öge görülmektedir. Medusa’da bunlardan biridir. Yunan Mitolojisinde Medusa, insanları bakışlarıyla taşlaştıran, kafasında saç yerine zehirli yılan bulunduran bir yaratıktır. Çizgi romanda da yine aynı şekilde tasvir edilen Medusa, özellikle Amazonlara bela olmakta hatta onları çoğu zaman öldürmektedir.

Medusa karşısında oldukça zorlanan Diana, onun karşısında epik bir şekilde savaşmıştır. Bakışlarından etkilenmemek amacıyla kendini kör eden Diana ona karşı korkusuzca savaşarak belki de çizgi roman tarihindeki en ikonik savaş sahnelerinden birini sağlamıştır.

5)Doctor Psycho:

Telepatik güçlere sahip olan Edgar Cizko zihinleri sadistik bir şekilde kontrol etmektedir. Kötü adam olmadan önce bir psikolog olan Edgar o zamanlarda yaptığı çalışmalar ve incelemeler yüzünden çok fazla alay konusu olmuştur.

Onunla dalga geçen herkese kin ve nefret besleyen Edgar’ın güçleri zamanla ortaya çıkmıştır ve bu güçleri sayesinde de iyice delirmiştir. Onunla dalga geçen herkesi zihinsel olarak acı çektirmekte ve onun önüne çıkan herkese tam anlamıyla zihinsel acı yaşatan Doctor Pscyho, Wonder Woman’a da büyük nefret beslemektedir. Sadece Wonder Woman’a değil insanlığa yardım eden tüm kahramanlara karşı bir nefret beslemektedir. Wonder Woman her ne kadar onun şeytani planlarını engellese de onun karşısında da yine zorlanmaktadır.

4)Maxwell Lord:

Kariyerine başarılı ve zeki bir iş adamı olarak başlayıp hem Wonder Woman’ı hem de Justice League’i oldukça zorlayan biri olan Max Lord telepati, manipülasyon ve sözsel ve karşı konulamaz derecede ikna güçlerine sahiptir. Kendisi zamanında iş adamı olmasının yanı sıra hükümete de yardım ve hizmet etmiş en önde gelen isimlerden biri de olmuştur. Fakat kendisinin bir meta insan olduğunu fark ettikten sonra düşünceleri yozlaşmış ve kahramanları veya kahraman olmaya çalışan kişileri ortadan kaldırmak istemiştir.

Bu özellikleri taşıdığından dolayı özellikle Wonder Woman’a birçok kez bela olmuştur ve onu oldukça zorlamıştır. Hatta Wonder Woman’ın prensiplerini çiğnettiren nadide karakterlerden biridir. Karakter geçtiğimiz günlerde çıkan Wonder Woman 1984 filminde yer almakta ve Pedro Pascal tarafından canlandırılmaktadır.

3) Circe:

Circe, yine Yunan mitolojisinden gelen bir karakterdir. Mitolojide büyünün tanrıçası olarak geçmektedir ve Homeros’un Odysseus eserinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Çizgi romanlarda da karşımıza aynı şekilde çıkan Circe, güçlü büyüleri ve sinsi kişiliğiyle Amazonlara büyük bir bela olmuştur. Antik çağlardan gelen ve ölümsüz olan Circe’nin yaptığı büyüler Amazonları etkilediği ve zarar verdiği için Kraliçe Hippolyta onu Themysicara’dan sürerek cezalandırmıştır. Fakat bu Circe’yi durdurmak için yeterli bir hamle değildir.

Kendisi Amazonları bir kusur olarak görmekte ve onlardan nefret etmektedir. Özellikle Kraliçe Hippolyta’ya karşı ayrı bir nefret duyan Circe, Kraliçe’nin kızı Diana’ya da oldukça zor anlar yaşatmıştır. Diana’ya, Wonder Woman’a karşı ayrı bir kin besleyen Circe, onu beklemediği anlarda, sinsice alt etmek için her zaman hazırda beklemektedir. Circe’nin özellikle insanları vahşi hayvanlara dönüştürme de büyük bir usta olduğunu ve büyülerinin, lanetlerinin de ne kadar güçlü olduğunu hatırlatmam da fayda var. Kendisini Wonder Woman’ın üçüncü filminde göreceğimize inanıyorum.

2)Cheetah:

Barbara Minerva, zamanında çok başarılı bir arkeologdu. Onu başarılı kılan en temel özelliklerden birisi ise meraklı ve araştırmacı biri olması idi. Kendisi aynı zamanda Diana’nın en yakın arkadaşlarından birisiydi. Onunla çok iyi anlaşıyordu ve ona hayrandı. Fakat bu hayranlığın, bu sevginin vahşi bir hırsa ve kıskançlığa dönüşeceği kimin aklına gelirdi? Barbara’nın hayatı Afrika’ya yapacağı bir keşif yüzünden tamamıyla değişmişti.

Afrika’daki bir kabileyi ve çeşitli tapınakları ve tarihi eserleri araştırmaya gitmişti. Orada büyük ve kutsal bir güç olarak sayılan Cheetah ruhuyla karşılaşmıştı. Kabile ona bu gücü bahşedince Barbara dönüşmeye başlamıştı. Daha farklı ve bambaşka birine dönüşmüştü. Hyataı bu noktadan sonra değişmişti. Zamanında sadece araştırmak ve keşfetmek isteyen Barbara artık Cheetah’ya dönüşerek kan dökmek ve öldürmek istiyordu. Kendisi bu güçle beraber olağanüstü derecede hız, çeviklik ve güç elde etmişti. Keskin pençeleri ve dişleri içindeki hırs, güç elde etme isteği ve kıskançlıkla birleşince Amazonları ve özellikle Wonder Woman’ı bir hedef olarak görmeye başlamıştı.

İstediği şey Wonder Woman’ı devirmek hatta diğer tüm Amazonlar ve insanlar da dahil olmak üzere onu avlamaktı. Artık bir nevi bir Av Tanrıçasına dönüşmüştü. Ve Wonder Woman’ı her karşılaşmasında ayrı bir şekilde zorlamakta ve hatta ağır yaralar bırakmaktadır. Cheetah Wonder Woman 1984 filminde, Kristen Wig tarafından canlandırılmıştır.

1)Ares:

Ares Yunan Mitolojisinden aşina olduğumuz Savaş Tanrısından başkası değildir. Çizgi romanlarda da karşımıza Savaş Tanrısı ve Wonder Woman’ın erkek kardeşi olarak çıkmaktadır. Çağlar boyunca çok büyük savaşlara, felaketlere ve kargaşalara tanıklık hatta sebep olmuş bir Tanrı olan Ares, Amazonlar tarafından çok büyük bir tehlike olarak görülmektedir. Amazonlar her ne kadar oldukça korkusuz ve gözüpek bir topluluk olsa da Ares’in elindeki güçten ve yaşattığı savaşlardan dolayı onlar arasında genellikle korkulan ve çekinilen lanet edilen biri olmuştur.

Ta ki Diana’ya kadar. Diana’nın güçleri tanrısal denilecek kadar güçlüdür. Sonuçta Tanrılar Tanrısı Zeus’un ve Amazonların Kudretli Kraliçesi Hippolyta’nın kızıdır. Diana, Ares’in yol açtığı savaşları ve şiddeti durdurmak için dünyaya gitmiştir. Savaşı durdurma ve devam ettirme uğruna verilen epik savaş belki de Diana’nın Wonder Woman olma serüveninde verdiği en büyük sınavlardan biriydi. Her karşılaşmalarında Diana’yı ayrı bir zorlayan Ares, yaşadığı sürece savaşı devam ettirecekti ve Wonder Woman onu ne kadar zorlasa da savaşın dünyaların düzeni için ve güçlü olanı belirlemek için gerekli olduğuna inanıyordu. Ares Wonder Woman’ın ilk filminde ana kötü olarak görülmüş ve David Thewlis tarafından canlandırılmıştır.

Ayrıca geçtiğimiz günlerde HBO Max platformu üzerinden çıkışını gerçekleştiren Wonder Woman 1984 filminin incelemesine buradan ulaşabilirsiniz. Ayrıca YouTube kanalımızda yer alan filmin incelemesine de buradan ulaşabilirsiniz.

Related posts

Bir cevap yazın

Required fields are marked *