Blog Post

Batfleck’in Doğruları ve Yanlışları
Film

Batfleck’in Doğruları ve Yanlışları 

Ben Affleck bu yılın başlarında Batman rolünü bıraktığını duyurduğunda hayranların tepkileri oldukça karışıktı. Kimileri onu tarihin en iyi Batman’i olarak benimserken kimileri de karaktere bir hakaret olarak olarak gördü.

Şimdi Ben Affleck’i Batfleck üzerinden %100 suçlamak ya da muaf tutmak mümkün değil. Karaktere kendisinin olduğu kadar belki de daha fazla Zack Snyder, Warner Bros. ve Joss Whedon etkileri var. Ben Affleck’in iyi bir Batman mi yoksa kötü bir Batman mi olduğu tartışmaları epey uzun sürecek gibi duruyor. Gelin biz de karakterin artılarını ve eksilerini birlikte inceleyelim

Artı: Bruce Wayne’in zenginliğine rağmen geçmişiyle yaşadığı mücadele

Ben Affleck’in varlıklı ama geçmişinin acılarıyla boğuşan Bruce Wayne’i canlandırma da büyük bir başarı gösterdiğini söylemek yanlış olmaz. Savurganlığı, kokteyllerden partilere koşması ama (özellikle yalnız olduğu anlarda) asla mutlu görünmemesi bu durumun örneklerinden.

Bir Batman aktörünün sadece Batman’i değil Bruce Wayne’i de oynaması gerekir. Bruce Wayne’in çektiği duygusal işkenceyi, geçmişinin acılarını Ben Affleck’in fevkalade bir şekilde ekrana yansıttığını söyleyebiliriz.

Eksi: Silah Kullanması

Hayranların büyük çoğunluğunun kabul edilemez bulduğu hususlardan biri de Batman’in silah kullanmasıydı. Zira Batman’in hemen hemen her versiyonunda en büyük iki prensibi Ailesinin gözlerinin önünde öldürülmesine rağmen kimseyi öldürmemesi ve silah kullanmamasıydı.

Buna rağmen Zack Snyder’ın kontrolü altında neredeyse önüne geleni öldüren bir Batman izledik. Özellikle belirtmek gerekirse Doomsday’in karşısındaki final dövüşünde bile elinde pompalı tüfek vardı. Batman bu değil.

Artı: Batman’in Öfkesi

Batman, ABD’nin en yoğun suç işlenen bölgesinde suçla savaşan biri. Henüz çocukken, ailesinin gözleri önünde öldürülmesi onu bu yola soktu. Thomas ve Martha Wayne’nin ölümleri, Gotham’daki tüm suçluları durduramayacak olması ve her masum insanı kurtaramayacak oluşu gibi durumların getirdiği suçluluk Batman’in öfkesini haklı kılan ögeler.

Pek çok kişi Ben Affleck’in en sinirli Batman olduğunu söylüyor. Haklılar fakat bu iyi bir şey zira karakterin kendisi öfkeli olmalı.

Eksi: Dedektif Yeteneklerinin Yokluğu

Batman’in The Dark Knight, The Caped Crusader gib lakapları olsa da önemli lakaplarından biri de The World’s Greatest Dedective. Buna rağmen Batman’in dedektiflik yeteneklerini görmedik bile. Amanda Waller’dan dosya dilenişi halen aklıma geliyor.

Umuyorum ki Matt Reeves’in Batman’i Robert Pattinson, bizi dedektif yününden doyuracak bir senaryo ile karşımıza çıkar.

Artı: Dövüş Tarzı

60fps 🙂

Ben Affleck’in Batman’i kusursuz bir dövüşçüydü. Temiz bir bir dövüş stili vardı, attığı her yumruk sanki hesaplanmış gibi hissettiriyordu. Daha önceki Batman filmlerinde izlediğimiz dövüş koreografileri Ben Affleck’in yanında çok basit kalıyorlar. Özellikle Nolan’ın dövüş sahnelerinde çekimler hızlı kamera geçişlerinden oluştuğu için çoğu şeyi net algılayamıyorduk bile.

Çizgi romandan fırlamışcasına her yumruğun etkisini hissettiğimizi söylememiz yanlış olmaz. Ben Affleck gerçekten iyi bir dövüş eğitimi almış ve bizlere bu konuda iyi bir Batman izletmiş.

Eksi: Karakterin Tutarsızlığı

Zack Snyder ve Ben Affleck, BvS’de hemen hemen iyi bir Batman profili çizmeyi başarmışlardı. Hatta çoğu hayran Ben Affleck’in en iyi Batman olduğunu iddia ediyordu. Tabi bu durum Justice League’in vizyona girmesi ile tepeden tırnağa değişti. BvS Batman’i neredeyse tanınmaz bir haldeydi.

Joss Whedon’ın projeye girişi, Warner Bros’un MCU taklitçiliğine yönelişi ve Zack Snyder’ın yolundan sapılması sonucunda Bruce Wayne’i çakma Tony Stark olarak izledik.

Artı: Kahramanlığı

Batman v Superman filminin başında Bruce Wayne’i şirketinin Metropolis binasına yetişmeye çalışırken izledik. Belirtmemiz gereken nokta ise o sırada Superman ve General Zod’un şehrin altını üstüne getiriyor oluşu. Herkes kaçmaya çalışırken Bruce Wayne ihtiyacı olanlara yardım edebilmek için tersi yönde ilerliyordu.

Zırhı yoktu, üzerinde aletleri yoktu. O sadece tehlikeli bir durumda kurtarabildiği kadar hayat kurtarmaya çalışan bir adamdı. Ben Affleck’in Batman’inin kahramanlık yönünü bu yüzden kocaman bir artı ile belirtebiliriz.

Eksi: Yaşlı Oluşu

DCEU Batman’i karşımıza Gotham’a uzun yıllarını vermiş biri olarak çıktı. Gotham’ın maskeli koruyucusu olarak daha fazla devam edemeyeceğini bile söylemesi üzücüydü.

Önceki maceralarını görmeden hangi düşmanlarla savaştığını bilmeden, sadece Robin’in kostümü gibi ufak easter egg’ler ile bu yaşanmışlıklara değinmeleri karaktere olan bağlılığı bir noktada zedeleyen unsurlardı. Nihayetinde bir sinematik evrenin başlangıcı söz konusuyken Batman gibi bir karakteri emekliliğine beş kala şeklinde lanse etmek yanlış bir seçimdi.

Artı: Maskeyi Takanın Bruce Wayne Olması

Çoğu süper kahraman gerçek kimliklerini gizlemek için kostüm ve maske altına giriyor ama Ben Affleck’in Batman’inde bu durum tam tersi. Batman gerçek kimlikken Bruce Wayne insanları kandırmak için giyilen maske konumunda.

Gerçek Bruce Wayne, ailesinin öldürülmesiyle birlikte öldü ve o andan beri arada sırada Bruce Wayne maskesi giyen Batman’i izledik diyebiliriz.

Eksi: Martha…

Bruce Wayne bildiğimiz kadarıyla zeki bir karakter. Ayrıca hırslı da biri. Yani birini düşmanı olarak görüyorsa gereken her şeyi yapabilecek kapasitede bir karakter. İşte tam da bu yüzden Superman’i ne pahasına olursa olsun durdurma yolunda çıktığı görevine annelerinin adlarının aynı olmasından ötürü son vermesi samimiyetsiz ve bir o kadar da saçma bir seçimdi.

Deadpool 2’den tutun Teen Titans Go’ya kadar çoğu yerde bu sahnenin alaya alındığını belirtmekte fayda var.

Related posts

Bir cevap yazın

Required fields are marked *