Blog Post

9.4
The Boys – Spoilersız İnceleme
Dizi

The Boys – Spoilersız İnceleme 

9.4
Score

Pros

  • Süper Kahramanlara Karşı Getirdiği Yeni Bakış Açısı
  • Efektler Ortalamanın Epey Üstünde
  • Hikayenin İlerleyişi Baştan Sonra Akıcı
  • Vahşet ve Mizah Ögeleri Arasında Kurulan Denge
  • Süper Kahraman Teması İçerisindeki En İyi Dizilerden Biri

Cons

  • İçerdiği Şiddet ve Cinsellik Ögeleri Kimileri İçin Rahatsız Edici Olabilir
Senaryo
9.2
Efektler
10
Kostümler
9.2
Oyunculuklar
9.1
Oyuncu Seçimleri
9.5

Final Verdict

Eğer klişeleşmiş süper kahraman hikayelerinden sıkıldıysanız ve şiddet, cinsellik, kan gibi ögeler beni bozmaz diyorsanız The Boys sizin için biçilmiş bir kaftan.

The Boys, Amazon Prime üzerinden yayınlandı. Çizgi romanını okumamış biri olarak nasıl bir uyarlama yapıldığı hakkında konuşamayacağım ama 2019’un en muazzam dizisi sizleri bekliyor. Gelin birlikte sezon üzerine konuşalım.

Öncelikle belirtmem gereken birkaç nokta var. The Boys süper kahraman dünyasına ilginiz yoksa bile izlemeniz gereken bir yapım. Dizide süper kahramanlara daha önce ne Marvel’da ne de DC’de görmediğiniz bir yaklaşım var. Öte yandan herkesin rahatlıkla izleyebileceği de bir dizi olmadığını söylemem gerekiyor. Bolca kan (bayağı bol) içeren şiddet sahneleri, sansürsüz cinsellik ve kullanılan ağır dil kimilerine hoş gelmeyebilir.

Queen Maeve ve Homelander

The Boys, Garth Ennis’in meşhur çizgi romanından uyarlanmış bir yapım. Dizimizin yer aldığı evrende süper kahramanlar birer medyatik ünlü durumundalar. Hayatlarını bir şekilde idame ettirmek zorunda kalan süper kahramanlar,Vought International adlı süper kahraman şirketinde maaş karşılığı çalışıyorlar. Vought’a kayıtlı 200’ün üzerinde süper kahramanın olduğunu belirtelim.

Peki Vought’ta neler mi yapılıyor? Günlük görevleri suçların önlenmesine yardım etmek olan Süperlerimiz şirkete bağlı olarak Comic Con benzeri etkinliklere katılıyorlar, filmlerde ve dizilerde boy gösteriyorlar, büyük kahramanların oyuncakları var. Anlayacağınız devasa bir ekonomi dönüyor.

Hikayemizin merkezinde Hughie var. Karakteri Açlık Oyunları, Lucky Logan ve Rampage gibi filmlerden tanıdığımız Jack Quaid canlandırıyor. Son zamanlarda gördüğümüz en iyi oyunculuklardan birini sergilediğini söyleyebilirim. Karakteri yaşayarak oynadığını hissedebiliyorsunuz.

Jack Quaid ve Çizgi Romandaki Karakteri

Dizinin hikayesine Hughie’nin kız arkadaşının bir süper kahraman tarafından kazayla öldürülmesi ile giriş yapıyoruz. Merhum kız arkadaşının yasını tutan Hughie, kız arkadaşının ölümü hakkında elinden hiçbir şey gelmediğini düşündüğü sırada başrolümüz Billy Butcher ile karşılaşıyor. İkili birkaç kişiyi daha toplayıp Süperlerin fişini çekmek için planlar yapıyorlar. Elbette ki arka planda daha derin hikayeler var ama bölümler ilerledikçe olayların içine zaten gireceksiniz.

Bu arada Billy’i Karl Urban canlandırıyor. Karl’a Yüzüklerin Efendisi serisi ve Thor: Ragnarok filmlerinden aşinasınız.

Karl Urban ve Çizgi Romandaki Karakteri

Seven adı altında Vought’un 7 büyük kahramanını görüyoruz. Eğer ortalama bir seviyede DC takipçisi iseniz karakterlerin Justice League üyeleri ile olan benzerliklerinin gözünüze çarpmaması imkansız. Tabi Justice League’in aksine buradaki süperlerin karakter gelişimlerine şahit oluyorsunuz. 🙂

Seven’ın üyeleri olan (soldan sağa) Starlight, Deep, Queen Maeve, Homelander, Black Noir, A-Train ve Translucent gibi süperler dizi boyunca ön plandalar. Her birinin trajik geçmişlerini ve en derin korkularını detaylı bir şekilde izliyoruz. Ne kadar Süper olsalar da insansı hataları ile dikkat çekiyorlar.

Dizinin cast seçimleri çok iyi. Özellikle Karl Urban, Jack Quaid ve Elisabet Shue rollerinde parlıyorlar. Burada Shue’ya ayrı bir parantez açmak lazım. Vought’un başkan yardımcısı rolündeki Shue, izleyicilere şirketin başındaki kötü kadını mükemmel bir şekilde yansıtıyor.

Dizinin genel olarak vahşet içinde geçtiğini söylemek yanlış olmaz. Peki hep mi şiddet var? Hayır, bu şiddet deryası içindeki karanlık hikayeye yerleştirilmiş absürt mizah ögeleri hemen her bölümde kahkahayı basmanızı da sağlıyor. Senaryoda bu denge oldukça iyi kurulmuş. Biraz absürt mizahtan kimseye zarar gelmez nihayetinde.

Evet Simon Pegg de Dizide Yer Alıyor

8 bölümlük ilk sezon biterken dizi boyunca karmakarışık görünen olayların birbirine bağlanışı beni hayretler içerisinde bıraktı dersem yalan olmaz. Dizinin şoke eden sezon finali ikinci sezon için şimdiden beklentiye girmenizi de sağlıyor.

Özetle The Boys saf şiddet içeren bir yapım gibi görünebilir hatta son zamanların belki de en şiddet dolu dizilerinden biri olabilir ama dizinin içerdiği kan selini, cinselliği ve vahşeti aştığınızda (umarım aşabilirsiniz) size diziden kalacak olan şey dizinin duygu yüklü yanı olacak. Kendinize iyi bakın, görüşmek üzere.

Related posts

2 Comments

  1. Farah

    Bu diziyi başta izlemeyi düşünmüyordum. Ama sizin incelemenizi okuyunca hemen izlemeliyim dedim. Ve iyi ki de izlemiştim. Çok başarılıydı. Er bolum şok oldum ve Homelander’dan nefret ettim. Bu arada Black Noir in super gücünü anlamadim Ama dizi gerçekten cook iyi. Daha fazla insanın izlemesi lazım.

  2. Vahit Can Keskin

    Teşekkürler 🙂

    Black Noir, çizgi romanda Homelander’ın klonu ama dizide detaya girmediler.

Bir cevap yazın

Required fields are marked *